Published in the language of the original session. The English translation is provided for reference and may not be fully accurate, please verify technical terms against the source.
Uğur Özer Özgüven, Taşkent City'den Yeni Taşkent'e uzanan işleri anlattı: Orta Asya'nın en yüksek binası yapılırken malzemenin neredeyse tamamı yurt dışından geldi ve cephe sistemleri için ülkede yeni firmalar kurulmak zorunda kaldı.
Özgüven 2004 yılının başında kuruldu ve yirmi bir yılı tamamladı. Aktif ofisleri İstanbul, Ankara ve Taşkent'te; daha önce Almatı'da, Cezayir ve Oran'da da ofisleri vardı ve iş yoğunluğu değiştiğinde başka bir ülkede hızla mobilize olmak firmanın kendi tanımladığı esnekliklerden biri. İki yüzün üzerinde teknik personeli var: mimarlar, kentsel tasarımcılar, iç mimarlar, peyzaj mimarları ve her disiplinden mühendisler. Uğur firmayı tam anlamıyla bir design and build firması olarak tarif ediyor, çünkü iş 1/5000 ölçekli master plandan başlıyor, 1/1 nokta detaylara kadar projelendiriliyor, inşaatı yapılıyor, anahtarı teslim ediliyor; yurt içinde ve yurt dışında kendi yatırımları da aynı ekip tarafından yönlendiriliyor.
Taşkent City master planı 2017'de başladı ve şehrin içinde seksen hektarlık bir alanı kapsıyor; bugün küçük eksikler dışında tamamlanmış ve yoğun biçimde kullanılıyor. Kuzeydeki Gardens Residence, ülkenin bilinen anlamda ilk kapalı güvenlikli sitesi: kendi güvenliği, peyzajı ve otoparkı olan, kamusal ile yarı kamusal alanları ayrılmış bir yerleşim. Bulvar projesi ise bölgenin ilk tasarlanmış yaya caddesi; üst katlar farklı ölçekte konut, zemin kat ticaret, yükleme ve indirme işleri ile misafir otoparkları alt kotta çözülüyor. On altı hektarlık City Park da restoranları, gezinti ve spor alanları, çocuk oyun alanları ve su oyunlarıyla bölgenin en nitelikli açık alanı.
Yaya caddesindeki ofis
Aynı bulvarın başındaki ofis binası, mütevazı görünüşüne karşın Uğur'un üzerinde durduğu örneklerden biri. İki katı ticaret birimleri, üst katları kurumsal ofisler; tamamen Özbek milli mimarisiyle tasarlanmış ve yaya caddesinin içinde bir mücevher gibi duruyor. Aydınlatmasıyla ve akustiğiyle kurumsal firmaların ihtiyaçlarına göre çözülmüş, otoparkı ve servisi düşünülmüş, ülkede gerçekten ofis olarak tasarlanan ilk bina ve yaklaşık beş yıldır hizmette. Aynı dönemde, 2017 ve 2018 yıllarında, dünya standartlarındaki ilk kreş ile ülkenin ilk satış ofisi ve örnek dairesi de tamamlandı.
Kubbeyi kopyalamak yerine
Uğur'un yöntemi geleneği olduğu gibi almak değil. Sevdiği söz, yirmi sene sonrasını görmek isteyenin iki yüz sene öncesine bakması gerektiği; öğrenilen yerel mirası modern yapı teknolojileriyle birlikte aktarmak esas. Kubbe örneği bunu iyi anlatıyor: kubbeyi aynı şekilde kullanmak yerine yapının başka yerinde başka elemanlara dönüştürmek, ama kültürel hafızada kalan renkleri, modelleri ve formları mümkün olduğunca korumak. Üniversitede bu, büyük kapılar, prekast cephe elemanları, kompozitler ve meşlerle uygulanıyor. Bütün kampüsü tek bir milli mimariyle bitirmek doğru görünmediği için yemekhane, öğrenci sosyal alanları, kapalı spor salonu, yüzme havuzları ve fitness bölümü komple modern mimariyle yapıldı. Projelerin tamamı BIM modelleriyle çalışıldı ve cephe sistemleri bu modele entegre.
Kırk bin öğrenciye kadar
Yeni Taşkent'in birinci etabı yaklaşık kırk milyon metrekare ve şehrin nüfusunu otuz yıl içinde beş buçuk milyondan on milyona taşımayı hedefliyor; yönetim binaları da yer değiştiriyor. Çekirdekte başlayan sekiz on projenin ilki, devlete uluslararası standartta üst düzey yönetici yetiştirecek üniversite oldu. Alan yaklaşık beş yüz bin metrekare ve inşaat alanı da benzer büyüklükte; bunun neredeyse üç yüz bin metrekaresi akademik. Mühendislik ve yönetim bilimlerinden oluşan birinci etabın projelendirmesi tamamlandı, yaklaşık yüz bin metrekaresinde inşaat sürüyor, 2026 Eylül'ünde altı bin öğrenciyle eğitime başlanacak ve tam kapasitede kırk bin öğrenciye ulaşacak. Özgüven burada hem master planın sahibi hem ana tasarımcı hem de birinci etabın yüklenicisi.
Nest One ise firmanın tasarımını, inşaatını ve yatırımını yerel ortağı Murat Yıldız ile birlikte üstlendiği proje ve iki yüz altmış altı buçuk metreyle Orta Asya'nın en yüksek binası. Uğur'un övündüğü nokta yükseklik değil, o yıl yapmak zorunda kaldıkları: üretimdeki yetersizlikler nedeniyle yapı malzemelerinin yüzde doksan ikisi yurt dışından getirildi ve cephe sistemleri için yeni firmalar kuruldu. Cephelerde hatasıza yakın bir sonuç alınmasını Uğur, birlikte çalıştıkları cephe danışmanı Haldun Yılmaz'ın yönlendirmesine bağlıyor. Bugün hediyelik eşya dükkanlarındaki magnetlerde ve kar kürelerinde de aynı yapı görünüyor.